« Önceki | Sonraki »

16/10/2006

En ünlü ruh hastaları

En ünlü ruh hastaları

İnsanlık tarihi, ileri düzeydeki yaratıcılık ile ruh hastalığının çoğu zaman el ele gittiğini gösteriyor. Yaşamımıza renk katan ve dünyamızı değiştiren birçok ünlü isim, şizofreni, depresyon ve birden fazla kişilik gibi ruh hastalıklarıyla boğuştu.

ABD'li ünlü siyasi mizah yazarı Art Buchwald, yaşamında iki kez depresyon geçirdiğini açıklayarak, karanlık kalmış bir sayfanın açılmasına yardımcı oldu. Buchwald, hayatın çok zor koşullarından gelerek başarıya ulaşmayı sindirebilmenin bir mücadele olduğunu ve bu nedenle birçok ünlü kişinin sürekli terapi gördüğünü belirtti.

Tarihe adını altın harflerle yazdıran ruh hastalarının başında ‘‘Ruhçözüm-lemenin Babası’’ Sigmund Freud geliyor. Kimse, Freud'un bu yönüne eğilmezken, seks ve para, psikiyatride devrim yapan doktor için birer saplantı halindeydi. Freud, sevdiği bir kadına 900 mektup yazdı. Freud, sık sık derin depresyona giriyordu. Freud'un kafasının içindeki kasırga, onu insan davranışlarını anlamaya sürükledi. ‘‘Odipus Kompleksi’’, ‘‘Rüya Teorisi’’ ve ‘‘Bilinç’’ tezleriyle dünyanın insana ilişkin anlayışını değiştirdi. Ama, aynen bazı hastaları gibi Sigmund Freud da depresif bir kişiliğe sahipti.

Bir pop ikonu haline gelen Marilyn Monroe, kronik depresyon yüzünden sürekli psikiyatrist denetimindeydi. Doktorların verdiği ilaçları alkolle birlikte alıyordu. Ünlü yıldız, giderek dengesiz hale geliyordu. Son filminin çekimi sırasında işinden kovuldu. Monroe, bir süre akıl hastanesinde tedavi gördü. Ancak, aslında bir esmer ve asıl adı ''Norma Jean'' olan Monroe, üzerinde ağırlaşan hayat yükünden 36 yaşında intihar ederek kurtulmayı tercih etti.

‘‘ABD'nin en çok sevilen Başkanı’’ Abraham Lincoln de yaşamı boyunca sık sık depresyona girdi. Lincoln, bunalımlar sırasında mide sancıları çeker ve gözleri yanardı. Kendi ifadesine göre, ilk aşkı Ann Rutledge öldükten sonra, ‘‘bir çılgın’’ haline geldi. Aynı dönemde, intihar etmesin diye sürekli dostlarının gözetiminde kaldı. Lincoln, bunalımlarından, hukuk ve siyaset ile ilgilenerek kurtulmaya çalıştı. Abraham Lincoln, köleliği kaldıran başkan olarak tarihe geçti.

TOLSTOY MANİK DEPRESİFTİ

Leo Tolstoy da bir manik depresifti. Sürekli intiharı düşünürdü. Tolstoy, dine sarılarak rahatlama yolunu seçti. ‘‘Savaş ve Barış’’ ve ‘‘Anna Karenina’’ gibi klasiklerin yazarı, bir dostuna yazdığı mektupta, ‘‘Hayatta mutluluk diye bir şey yok, sadece bazen görünür gibi oluyor, o kadarcık’’ diyordu.

Ünlü ressam Georgia O'Keefe de depresifdi. 30 yaşına kadar boyadığı tüm tabloları bir gün yaktı. Kocası, kendisinden 40 yaş genç bir kadınla kaçınca akıl hastanesine konuldu. O'Keefe, hastaneden çıktıktan sonra ABD'nin en güzel doğa manzaralarını yaptı.

Ünlü fizikçi Isaac Newton bir şizofrendi. O dönemde kimse Newton'un neden çılgın biri olduğunu tam anlayamadı. Çılgın Newton, yerçekimi yasalarını ortaya çıkardı. Hastalık hastasıydı ve annesine bile saldırmıştı. Zaman zaman depresyona da girerdi. Yemeden içmeden kesilir uyku uyuyamazdı.

ABD'nin en ünlü komedyenlerinden Roseanne ''çok kişilikli'' bir yapıya sahip. Roseanne, daha bir çocuk iken, ailesinde cinsel tecavüze uğradı ve sürekli kötü muamelenin hedefi oldu. Roseanne, hala sık sık depresyona giriyor ve çeşitli saplantıları var. Kazandığı parayı terapsitlerine veriyor. Roseanne'nin, dayanılmaz ve trajik tecrübeleriyle baş edebilmek işin ''çok kişilik'' geliştirdiği belirtiliyor.

UZUN BİR LİSTE
Depresif oldukları bilinen diğer bazı ünlü isimler şunlar:

SANATÇILAR
Vincent Van Gogh, Mikelanj, Mark Rothko

YAZARLAR
William Faulkner, F. Scott Fitzgerald, Joseph Conrad, Tennesee Williams, Eugene O'Neill, Virginia Wolf

MÜZİSYENLER
İrving Berlin, Sting, Eric Clapton, Ray Charles, Kurt Cobain (intihar etti), Hector Berlioz, Sherly Crow

BİLİM ADAMLARI Buzz Aldrin, Steven Hawking, Karl Paul Link, Salvador Luria

16/10/2006

Bİpolar Disorder yada Manik Depresif nedir..? Ünlü Bipolarlar Van Gogh,Charles Dickens

Bipolar =manik depresyon hastaligi kisinin modunda= hislerini/ hissettiklerini, davranislarini ve dusuncelerini, enerjisini ve yasama fonksiyonlari kabiliyetlerini anormal sekilde etkileyen bir beyin hastaligidir.

 

Bu insanlarin gunluk yasamda yasadiklari inis cikislardan cok farklidir; bipolar semptomlari cok asiridir, zordur, agirdir. Bipolar hastaligi iliskilerin zarar gormesine, iste ve okulda basarisizliklara, kotu performansa, basarisizliklara sebep olur ve hatta intaharlara sebep olabilir. Ama iyi haber de var; bipolar hastaligi tedavi edilebilir ve bipolarli insanlar  uretici ve kesintisiz, dolu dolu yasamlar yasayabilirler.

 

2 milyondan fazla Amerikali yetiskinde bipolar hastaligi vardir;ki bu 18 yas ve ustu Amerikan toplumunun  % 1.2 sidir- genellikle % 1-3 arasidir oran. Bipolar hastaligi tipik olarak adolasan/ ergenlik yillarinin sonunda veya erken yetiskinlik yillarinda gelisir. Ama bazi insanlar ilk semptomlarini cocuklukta yasarlar ve bazilarinda da yasamlarinin ilerdeki yillarinda ortaya cikar. Genellikle hastalik oldugu bilinmez, anlasilmaz ve insanlara dogru teshis konmadan ve gerektigi gibi dogru tedavi edilmeden once, kisiler yillarca cok fazla aci cekebilirler. Diyabet gibi, bipolar hastaligi da uzun vadeli bir hastaliktir ve bu hastalik cok dikkatle kisinin yasami boyunca kontrol altina alinmali ve tedavi edilmelidir.

 

Manik depresyon dusunceleri carpitir/ bozar, korkunc davranislari uyarir, mantikli dusuncenin temelini yok eder ve siklikla da yasama istegi ve arzusunu yok eder. Kok olarak biyolojik bir hastaliktir ama kisi onun sebep oldugu psikolojik tecrubelerini yasar; avantaj ve zevkleri de olan ama hastalik uyandiginda dayanilmaz acilara ve hatta cogunlukla intahara sebep olabilen bir hastaliktir.

 

Ben bu hastaliktan olmedigim icin sansliyim, sansliyim ki en iyi tedavilere ulasabildim ve faydalandim ve sansliyim ki arkadaslarim, is arkadaslarim ve ailem var” diyor Kay Redfield Jamison, Ph.D. , ”AN UNQUIET MIND” adli 1995 de basilmis kendi yazdigi kitabindan, kendi yasamindan alintidir; sayfa 6, Random House. Yazar kendisi bipolar olup, yasadiklarini yazan bir psikiyatrist doktordur (John Hopkins Universitesinde psikiyatri profosoru olmustur).

 

 devamı


Ünlü bipolarlar

devamı
yazarlar
Hans Christian Andersen
William Faulkner
Ernest Hemingway
Charles Dickens
Mary Shelley
Virginia Woolf
Honore de Balzac
besteciler
Hector Berlioz
George Frederic Handel
Gustav Mahler
Sergey Rachmaninoff
Robert Schumann
Irving Berlin
Peter Tchaikovsky
Ludwig van Beethoven
şairler
Alfred, Lord Tennyson
William Blake
Emily Dickinson
T. S. Eliot
Victor Hugo
John Keats
Edgar Allen Poe
ressamlar
Paul Gaugin
Vincent van Gogh
Michelangelo
Adolphe Monticelli
Georgia O’Keefe
Jackson Pollock

16/10/2006

Şarkı isimlerini ardı ardına okuyun..:)

yildiz tilbe- seni o sanmistim
hande yener - uzgunum o kadin ben degilim
celik - afedersin
izel - eyvallah
          ***
berksan - opuselim mi
petek dincoz- git isine
kenan dogulu- bir kereden hicbirsey olmaz
gulben ergen- kandiramazsin beni 
          ***
celik - benimle evlenir misin
kayahan - neden olmasin
gulben ergen- tesekkur ederim
tan - rica ederim
          ***
bomb - sen hic sevdin mi
hulya avsar - sevdim
tarkan - kimdi
kutsi - sana ne
i. tatlises - haydi soyle
sezen aksu - adI bende saklI
ebru gundes - erkeksen soyle
seda sayan - o kendini biliyor
ozcan deniz - yalvaririm
           ***
i. tatlises - sabuha
a. nur yengi- ay inanmiyorum
ajda pekkan - o benim dunyam
petek dincoz- zevksiz sende

11/10/2006

Leossça yeniden merhaba (Bilinç Altının Yasası)

evet 1 sene oldu yeniden yazacağım aklıma gelmezdi ama yazmak istedim. Öyleyse yeniden merhaba demekten ötesi yok sanırım... Bu yazı benim çok hoşuma gitti umarım sizlerinde hoşuna gider. Ve size ne kadar inandırıcı gelecek merak ediyorum...

 

"Bilinç Altının Yasası tamamı için tıklayın...
Evren yasalarla yönetilir. Başarı yasa ile yönetilir. Sizin bilinç altınızda yasa ile yönetilir.Bilinç altımızın yasası inanç yasasıdır. Birçok kendine yardım kitabı ve motivasyon hocaları inancın gücünden bahseder.Ortaya koydukları genel mesaj,Napoleon Hill’in söylediği gibidir... “aklınız neyi kabul edip inanıyorsa, onu gerçekleştirebilir” Aklınızın inandığı her şeyi gerçekleştirebileceği doğrumudur yoksa motivasyonel bir yalanmıdır ?Bu benim bir kendine yardım kitabını okuduktan ve başarı seminerlerine katıldıktan sonra kendime sorduğum soruydu. Kendime ayrıca “ eğer ben sansız doğduysam”,”başarılı olmak kaderimde yoksa” gibi soruları da sordum."

4/2/2006

NEDIR ASK?'' SENI SEVIYORUM '' Demek Için Geç Kalma ; Sevgiyle Kal ...

NEDIR ASK?
Valla ben daha çözemedim...
        Ask cesaret ister,kocaman bir yürek ister. Ask hayata karsi islenilen en dogru suç ortakligidir, Ask hayatin tekdüzeligine, bütün siradanligina en soylubaskaldiridir. Ondan korkup kaçmak hiç kimseye yakismaz. Ve elbette Aski suçlamak, yargilamak, karalamak inkar etmek de asla yakisik olmaz Niçin ask? Nedir bu ask denilen sey, elle tutulmaz gözle görülmez bir seyse nedir bu yasanan somut acilar,güzellikler? Tek basina aski tanimlamak herseyden soyutlamak mümkün mü? Hayir ! Ask bugünlerde bazilarina göre plastikten bile yeniden yapildi.Dünyada yasanan sunilige dogru gidis askin etrafini sardi.
 
       Nedir su ask...? Ask hayatin bize hazirladigi en güzel sürprizdir, bu yüzden de kalpleri ne zaman ele geçirecegi hiç belli degildir. Daha ne oldugunu bile anlayamadan onun hükümdarligina giriverirsiniz. Ask; en yalin biçimde anlatilan tek kavramdir o, adi kendisidir zaten. Onu anlatmak için sonu gelmez cümleler kurmaniza gerek yoktur, "Asik oldum" dediginiz an akan sular durur, küçücük çocuk bile sizi rahatlikla anlayabilir, çünkü askin dili tektir. Askin zamanini biz ayarlayabilseydik eger ve kime neden asik oldugumuzu anlayabilseydik,askin sirrini da çözerdik herhalde. Ama o zaman da askin insani alip götüren büyüsü tamamen kaybolurdu.
 
       Ask hayata karsi islenen en güzel ve en dogru suç ortakIigidir, ask hayatin bütün tekdüzeligine, bütün siradanIigina en soylu baskaldiridir. Ondan korkup kaçmak hiç kimseye yakismaz. Ve elbette yasanilan aski suçlamak ,yargilamak, karalamak, inkar etmek de aska yakisik kalmaz. Bu önce haksizlik, kendinize saygisizlik olur. Insan sonuna kadar savunmali askini, karsilik görmesede, aci çekecegini hissetsede, yarin terkedilecegini bilsede, ailesini karsisina alacagini bilsede taviz vermemeli askindan, "Seni Seviyorum" diyebilmeli gögsünü gere gere.Askin zamani yoktur, hep hazirliksiz yakalar insani. . Iste ask bütün bunlara tek basiniza karsi gelebilme yurekliligidir, belkide yeni hayata geçebilme yolu... Askin ne zaman gelebilecegi belli olmadigi gibi, ne zaman gidecegi de hiç belli degildir. Fazla vakti yoktur onun, uzun süre beklemeye ve bekletilmeye tahammülü de yoktur. Bir baska göze bakmaya, bir baska tene dokunmaya baslamasi o kadar da zor degildir...Asktan degil, onun kaçmasindan korkun.
 
       Biliyor musunuz , hayat zaten kocaman bir yalan, bu kadar sahteligin içinde gerçek ve dogru olan tek guzellik ASK.!!. Lütfen ona haksizlik etmeyin .. Askina sana asik olana sahip çik ve onu kaybetme '' SENI SEVIYORUM '' Demek Için Geç Kalma ; Sevgiyle Kal ...